Sağlık Tanımını Yeniden Düşünmek

Sağlık Tanımını Yeniden Düşünmek

Sağlık kendi kültürümüz açısından bakıldığında çok farklı anlamlara gelebilir. Bugün sağlık literatüründe Dünya Sağlık Örgütü’nün sağlık tanımı kullanılmaktadır. Bu tanım, sağlığı fiziksel iyiliğin ötesinde sosyal ve ruhsal olarakta iyi olma hali olarak, özetler.

Sağlığı hasta olmamanın ötesinde başka kavramlarla ifade etmemiz gerekiyor. Fiziksel tam bir iyilik hali, bugünkü tıp pratiğiyle açıklanabilir. Sosyal bir iyilik hali refah düzeyi ve ekonomi ile ilgili olabilir.

Dünya Sağlık Örgütü tanımının orjinalinde ruhsal bir iyilikten değil zihinsel bir iyilikten bahsediyor. Bu spiritual well-being değil mentally well-being orjinal tanımında. Ancak Türkçe’ye tercüme ederken bu ayrım gözetilemediği için veya sağlık tanımındaki bu ince ayrım fark edilemediği için böyle kullanmaya devam ediyoruz. Aslında Dünya Sağlık Örgütü’nün tanımını bugüne aktarırsak zihinsel tam bir iyilik hali dememiz gerekir. Bugün toplumun geldiği düzeyde sağlık tanımını yeniden ele almak istersek Dünya Sağlık Örgütü tanımının çok yetersiz kaldığını söylemeye gerek yok.

Ülkelerin sağlık sistemlerinin nihai hedefi toplumun sağlık düzeyini yükselmektir. Eğer sağlık tanımındaki fiziksel iyiliğe odaklanıp bütün örgütlenmeyi bunun üzerine kurarsanız, hastaneler yaparsanız travmatoloji merkezleri kurarsanız yanık merkezleri kurarsanız sağlık düzeyini her zaman arzu ettiğiniz seviyeye ulaştıramazsınız.

Eğer tanımdaki sosyal iyilik haline ciddi odaklanırsanız sosyal çatışmaları yönetmeniz gerekir sınıfsal çatışmaları yönetmeniz gerekir ekonomik düzeyi refah düzeyi yönetmeniz gerekir. Barınmayı, iletişimi, ulaşımı yönetmeniz gerekir. Gördüğünüz gibi toplumun ne kadar geniş kesimini ilgilendiren alana girmiş olursunuz. Eğer zihinsel-ruhsal tam bir iyilikten bahsederseniz toplumun ruh sağlığı ile ilgili akut ve kronik bir yığın tedbir almanız gerektiği gibi ruh sağlığını koruyucu önlemler almanız gerekir yani stresle mücadele bunun içindedir, toplumu mutlu eden davranış biçimleri, ekoller, dini unsurlar, sosyal unsurlar, sivil toplum kuruluşları bunun içine girer

Bu yaklaşımdan sonra aslında hiçbir toplumun gerçekten sağlıklı bir toplum derken nihai çıktıyı sağlık olarak hedeflemediği gözüküyor. Zira sağlık çıktıları olarak elimizde çok küçük parametreler ölçüt olarak kullanılıyor. Bu parametreler nedir? Bebek ölüm hızı, anne ölüm hızı, ortalama doğumda beklenen yaşam süresi gibi çok minimalize edilmiş ölçütlerdir. Halbuki böyle bir tanımı geniş kapsamda düşünürseniz bu ölçütlerin çok fazla sayıda olması gerekir. Aslında eğer sağlık kavramı bu kültürel bağlam içinde geniş ele alınırsa işte o zaman toplumun, her kesimin, her sektörün her icraatında önce sağlık demesi gerekir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir