İletişim

Workinton Esentepe (Astoria), Esentepe, Büyükdere Cad. No: 127, Astoria AVM -2. Kat, Esentepe, 34394 Şişli/İstanbul

İngiltere Sağlık Sistemi: Tedbir Tedaviden İyidir

İngiltere birçok yönden muhafazakar bir ülkedir ve geleneklere sıkı sıkıya bağlıdır. Kraliyet ailesinin varlığı ise bunun en büyük sembolüdür. Meşhur bir İngiliz atasözü şeyle der; “If it ain’t broke, don’t fix it” yani “kırık değilse, tamir etme” Eğer işler hala yürüyorsa, o zaman değiştirmenin gereksiz olduğuna odaklanan bu cümle İngiliz sağlık sistemi için kısa bir özet niteliğindedir. Bu yazımızda olumlu ve olumsuz yönleriyle İngiltere Sağlık Sistemi araştırma konumuz oldu.

İngiltere, National Health Service (NHS) isimli meşhur bir sağlık sistemine sahip. 80 yıllık bu yapı, belki de major bir değişikliğe maruz kalmadan günümüze kadar gelen en eski sağlık sistemi. NHS bünyesinde yaklaşık 1,5 milyon çalışan bulunuyor. Bu rakam NHS’i avrupanın en büyük işvereni pozisyonuna getiriyor.  Dünya’nın en büyük sağlık zinciri olan HCA’nın ise tam on katı.

Beveridge Sağlık Sistemi Nedir ?

Sistemin kurucu babası Beveridge’e göre sağlık hizmetleri, itfaiyeden ya da halk kütüphanesinden farksızdır. Herkese açık ve ücretsiz olmalıdır ve finansman genel vergilerden sağlanmalıdır. Günümüzde bu bakış açısı Beveridge Sağlık Sistemi olarak adlandırılmaktadır ve İspanya, Norveç, Danimarka gibi ülkeler tarafından da uygulanmaktadır.

beveridge sağlık sistemi nedir

İngiltere de oturma izni olan bunun içinde ülkenin sağlık hizmetlerinden yararlanabilen, yazar T.R Reid The Healing of America isimli, ABD sağlık sistemini eleştirdiği ve en iyi sağlık sistemini bulabilmek için tüm dünyayı dolaştığı kitabında, omuz rahatsızlığı için İngiltere’de bir ortopedi uzmanına gitmek istediğinde, ilk olarak aile hekimine yönlendiriliyor ve Dr.Badat ile tanışıyor, doktor muayeneden sonra, omuz konusunda uzman olan bir ortopediste kendisini yönlendireceğini ancak böyle akut olmayan bir durum için iki-üç bekleme süresi olacağını belirtiyor. Yazar Reid, iki ay sonra ortopedi uzmanına gittiğinde ise pekte beklemediği bir cevap alıyor; “Ciddi bir rahatsızlık vermediği sürece, omuz artroskopisi ameliyatlarını yapmayız. Sağlık sigortası bunu karşılamaz. Sizin durumunuzda ameliyata uygun değil. Ameliyat olmadan normal hayatınıza devam edebilirsiniz.” Yazar Reid şaşırıyor, çünkü ABD’de kendisine önerilen omzuna titanyum bir platin takılmasıydı, aradaki tedavi farkı tam bir uçurum. NHS’de geriye kalan tek seçenek ise fizik tedavi. Öte yandan, hasta tabii ki parasını ödeyerekten ameliyat olabilir.

Seyahati esnasında 60 yaşında olan yazar, PSA testi yaptırmak istediğinde de sistem bunu ödemeyeceğini belirtmiş. “Belirtiniz yok, aile öykünüz yok, o zaman testi yapmanın da bir anlamı yok.” Ancak, aile geçmişinde kolon kanseri vakası olduğu için, kolonoskopi yaptırması ücretsiz ve yılda bir kez bu işlemi yaptırmak zorunda. Aile hekimi olan Dr.Badat, bunun hem sistem hem de hasta için en iyisi olduğunu belirtiyor. Böyle bir işlemi yaptırmanın ABD’de deki maliyeti hastane ve eyalete göre, 500-3000 dolar arasında değişiyor.

İngiltere Sağlık Sistemi İyi Mi ?

İngiltere sağlık sistemi için getirilen en büyük eleştirilerden biri uzun bekleme süreleridir. Bunun nedeni ise gayet açıktır, birçok ülkede olduğu gibi, doktor sayısının az olması. Ancak İngiltere’de durum biraz daha farklı. Doktor sayısının az olmasının yanı sıra, mevcut doktorların da uzmanlıktan ziyade aile hekimliğine yöneliyor olması sistemi bir noktada çıkmaza sokabiliyor. İngiltere’de doktorların neredeyse %60’ı birinci basamakta görev alıyor. Bu rakam endüstrileşmiş ülkelerde genelde çok daha düşüktür. ABD’de bu oran %35 dolaylarındadır ki bu da yine yüksek bir rakamdır. Doktorların. Bu oranının fazlalığının açıklaması ise çok net: Daha çok para kazanmak

Corona ve İngiltere Sağlık Sistemi

Dünya sağlık sistemlerinin iyiliğini ve kötülüğünü yorumlarken bunu salt kabul edilen sistemsel anlayış ile yorumlamamız oldukça güç. ABD ve İngiltere sağlık sistemi taban tabana zıt olmasına rağmen, bu iki ülkede Corona virüs salgını ile mücadelede sınıfta kaldı. Başarısızlığın nedeni ise ABD’de sistemin tamamen özel sektöre bırakılması ve bundan dolayı sigortası veya parası olmayan kişilerin hizmete erişememesi iken, İngiltere’de sistemin neredeyse tamamen devlet elinde olması ve bundan dolayı kaynakların sınırlı kalması. Corona virüs, yüksek kapasiteye sahip ve özel-devlet işbirliği ile sistemin sürdürüldüğü, Almanya ve Türkiye modellerini daha haklı çıkartıyor.

İngiltere’de Doktor Olmak

İngiltere’de aile hekimleri, uzman doktorlardan neredeyse iki kat daha fazla para kazanıyor. Doğrudan gelirleri sınırlı olsa da, aile hekimlerine daha çok para kazanma fırsatı veren bir sistem var. Bu haliyle, İngilterede doktor olmak diğer gelmiş ülkelerden biraz ayrılabilir. Bu ayrıcalığın verilmesinin nedeni ise NHS, aile hekimlerini sağlık harcamalarını sınırlandıran bir “gatekeeper” bekçi olarak değerlendirmesi. Aile hekimlerinin kullandıkları binaların kiraları NHS tarafından ödeniyor. Hekimler, yaşlılar ve hastalarla telefon görüşmeleri yaparak da NHS’den ek gelir kazanıyor. Ayrıca, kapılarının önünde duran lüks arabayı da vergiden düşebiliyorlar. Sistemin bel kemiği olmalarından dolayı da, ilaç firmaları tarafından el üstünde tutuluyorlar. 1990 yılında yasaklanana dek, ilaç firmalarının aile hekimlerini tatile göndermesi, lüks hediyeler vermesi ve golf kulübü üyelik aidatlarını ödemesi oldukça yaygındı. NHS tarafından belirlenen performans kriterlerine göre, aile hekimleri ek bir ödeme daha alıyor. Örneğin, grip aşısı yaptıran her yaşlı için ek 6 dolar kazanıyorlar. Aslıdan NHS’in aile hekimlerine mesajı çok net;

“Hasta olmalarını engelle ve çok gerekmedikçe uzman doktora yönlendirme, sen hallet.”

Bir İngilizce atasözü olan “an ounce of prevention is worth a pound of cure” de bu görüşü bire bir karşılıyor. Atasözü, “tedbir, tedaviden iyidir” şeklinde çevrilebilir. İngiltere de bir aile hekiminin ortalama maaşı yıllık 75bin pound (93bin dolar), ancak verdikleri yan hizmetlerle birlikte bu ücretin iki katına ulaştıkları düşünülüyor.

ingiltere sağlık sistemi

İngiliz Sağlık Sistemi ve Özel Sağlık Hizmeti Sunumu

İngiltere, dünyanın en gelişmiş refah ve zenginlik seviyesine sahip ülkelerinden biri, Londra ise dünyanın ticari başkentlerinden biridir. Özellikle varlıklı kesim, sıra beklemek istemediği yada sistemin onay vermediği işlemleri yaptırabilmek için farklı alternatifleri değerlendirmektedir. Böyle arzuları olan tüketiciler, özel sağlık sigortası satın alabilirler. Böylece, sistem dışında kalan doktor ve hastanelere gidebiliyor ya da NHS hastanelerine özel sağlık sigortaları ile başvurabiliyorlar. Ülkedeki özel sağlık sigortaları incelendiğinde iki büyük şirket, sektörü domine ediyor. Ülkemizde de Acıbadem Sigortayı satın alarak büyüyen BUPA ve Avrupa’nın sigorta devi AXA.  Gelecek yıllarda özel sağlık sigortacılığı ve özel sağlık hizmeti sunumunun İngiltere sağlık sistemi için daha önemli bir aktör haline geleceği düşünülüyor.

İngiltere’de Sağlık Yatırımı Yapmak

Ancak, özellikle uzmanlaşmış sağlık hizmetlerine olan talebin yeterince karşılanamadığı görülmekte ve özel sağlık kuruluşları yatırımlarına hız vermektedir. Örneğin, sadece 2018 yılında Londra’da 5 adet yeni özel tüp bebek merkezi açılmıştır.

Uzmanlaşmış sağlık hizmetlerinin sınırlı kalması ABD’nin büyük sağlık zincirlerini İngiltere’de yatırım yapmak için heveslendiriyor. Zira, bilindiği üzere asıl geliri de bu uzmanlaşmış sağlık hizmetlerinden kazanıyorlar. Dünya’nın en büyük hastane zinciri HCA’nın ülkede 9 özel hastanesi var.

Cleveland Clinic ise hastane inşaatını da sona yaklaşıyor, 2021 yılının ortalarında 185 yataklı bir hastane ve bir de tıp merkezi hayata geçmiş olacak.

Ülkemizden sağlık gruplarının da İngiltere’ye ilgisi var. Florence Nightingale Londra Hastanesi geçtiğimiz yıllarda açılışını yapmışytı. Hastane, Londra’nın tibbi alanda en önemli bölgesi olan Harley street’de bulunuyor.  Acıbadem Sağlık Grubu’da Batı Avrupa’da büyümek istiyor ve Hollanda’nın ardından, Londra’da bir tıp merkezi veya hastane açabilmek için fırsatları değerlendiriyor.

Avrupa Birliğinden ayrılış sürecinde de NHS ve sağlık hizmetleri siyasetçilerin gündeminde olmuştu. Başbakan Johnson, İngiltere’nin AB bütçesine haftada 350 milyon sterlin katkıda bulunduğunu, bunun AB’den çıkılması durumunda İngiltere’nin sağlık sistemine aktarılacağını savunmuştu. Hatta bu ifadeler ayrılık kampanyasında kullanılan otobüslerin üzerinde de yer almıştı. İngiliz sağlık sistemi geçtiğimiz yıl sağlık bütçesine yaklaşık 110 milyar sterlin ayırmıştı.

Share:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir