Hastaların Bekleme Süresi Nasıl Düşürülür​

Hastaların Bekleme Süresi Nasıl Düşürülür

Hastalar, bir muayene için hastaneye başvurduklarında ne kadar zaman harcarlar? Hastane yönetimi düşünür mü, bir ortalama bir hastanın işlem için bekleme süresi nedir ? 2015 yılında yayınlanan Harvard araştırmasına göre, ABD’de insanlar ortalama olarak bir doktor muayenesi için hastanede 121 dakika harcıyorlar. Bunun 64 dakikası beklemek ve form doldurmakla geçiyor.

Hastalar bazen randevularına geç kalabiliyorlar. Her 13 hastadan biri randevusuna gecikiyor. Bu da tüm randevu düzenini bozabiliyor. Beş hastanız varsa sorun değil, ancak yirmi hasta varsa listede, bir problem oluşabilir.

Ortalama bir özel hastanede bir muayenenin süresi 15-20 dakika olarak belirleniyor. CDC’nin 2010 yılında yaptığı araştırmaya göre, muayenelerin %48’i daha fazla zaman alıyor.

Özellikle ülkemizde, hem kamunun hem de özel yatırımın büyük hacimli hastaneler açmaya yönelmesi bu süreyi daha da uzatabiliyor. Otoparktan polikliniğe, oradan radyolojiye, kan almaya sonra tekrar polikliniğe, yürümek, asansör beklemek, işlem için beklemek derken zaman akıp geçiyor.

Özellikle cerrahi branşlar için bu sorun çok daha önemli. Uzayan ameliyatlar, vizitler, acil vakalar, randevusuz gelen hastalar derken, hasta kendini bir saattir randevusunu beklerken bulabiliyor. Bu durumda, aslında hastanenin bu durumda yapması gereken, günde kaç hastanın ortalama randevulu ve randevusuz geleceğini ölçüp, ona göre hekim kadrosunu şekillendirmesi olacaktır.

Çözüm Nedir ?

Özel Hastanelerin bazıları doktor sayısını arttırmakta çözümü arayabilir ancak daha önemlisi birlikte çalışmayı kabul edecek olan doktorları istihdam etmek. Örneğin beyin cerrahi bölümü için 1 hoca ve iki uzman doktor çalıştırıp, uzmanlardan birini dönüşümlü olarak hem yeni hastaneler hem de takipli hastalar için poliklinikte tutmayı tercih ediyor.

Aslında, bir noktada bekleme süresi sıfıra indirmek imkansız. Sonuçta, keyfi olarak gittiğimiz Starbucks’ta yada kiraladığımız aracı almak için de bekliyoruz. Genelde mecbur kaldığımız zamanlarda gittiğimiz hastanelerde de, bir süre beklemeyi kabul etmek durumundayız. Buradaki asıl nokta, bu bekleme süresini minimize etmek ve bekleme deneyimini güzelleştirmek. Örneğin, dahiliye bölümünde bekleyenler için ne yapabilirsiniz? Televizyondan bir haber kanalı açıp kolaya mı kaçacaksınız yoksa hastane reklamlarınızı mı göstereceksiniz. Bazı bankalar, şube içinde sahip oldukları ekranlarla müşterilerin bekleme deneyimlerini iyileştirmeye çalışıyorlar. O anda bekleyen 10 müşteri için her birine özel içerik sunuyorlar. Evlilik planları yapan biri için, konut kredisi, tarımla uğraşmayı planlayan emekli için tarım teşvikleriyle ilgili içerik çıkıyorlar. Bu tabi, ciddi bir veri analizi sonucu ortaya çıkıyor. O saatte, hangi tür müşteriler şubede oluyorlar ve hangisi daha öncelikli, ona göre reklamlarımızı sıralayalım diyorlar.

Dahiliye polikliniğinde bu mümkün olamaz mı, nefroloji uzmanını bekleyen bir böbrek hastası için su içmenin önemini vurgulayan bir içerik, gastroenterolji uzmanını bekleyen hasta için, süt içmenin her zaman faydalı olmayacağını bunun için diyetisyenle de bir görüşmesini tavsiye eden bir içerik kullanımı yapılabilir.

Bazı özel hastanelerin geliştirmeye çalıştırdıkları, mobil uygulamalar hastaneye geldiğinde hastaya,  örneğin, ikinci kat genel cerrahi polikliniğine nasıl en kolay ulaşılırın yolunu çiziyor.

Çözümler çoğaltılabilir, ancak bu noktada asıl önemli olan, kurumsallığını tamamlamaya çalışan ve yönetimsel olarak sıkıntılar çeken hastanelerimizin bu konuya ne kadar önem vereceği ve öncelik göstereceğidir. Ayrıca, çözüm bulunması neredeyse imkansız olan coğrafi uzaklık konusu daha hastanenin yapım aşamasında değerlendirilmelidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir