En Değerli Hediye: Böbrek Bağışına Alternatif Bir Çözüm

En Değerli Hediye: Böbrek Bağışına Alternatif Bir Çözüm

Sonu armağan ile biten hiçbir şey son değildir.

İki böbreğimiz olduğu ve yaşarken birini fazla rahatsızlık duymadan verebileceğimiz için böbrek nakli eşi benzeri olmayan bir olaydır. Eskiden böbrek bağışı büyük ölçüde kardeşler ve ebeveynlerle çocuklar arasında yapılırdı. Fakat artık böyle olması gerekmiyor. Doku tiplemesinde kaydedilen ilerlemeler geniş topluluklarda uyuşan organların saptanmasına olanak tanıyor, ayrıca organ naklinin sosyal fayda olarak algılanması, aralarında kan bağı bulunmayan bireyler arasında yapılan organ bağışlarını arttırmıştır.  Bu “akraba olmayan canlı vericiler” Batı’da artık bütün böbrek ameliyatlarının yaklaşık yarısını oluşturmakta ve birbirini hiç tanımayan kişiler arasında yapılmaktadır.

İngiltere’de 2011’den bu yana, kişinin bir böbreğini akrabası olmayan, bilmediği birine verebileceği ve başkalarının da katılımcı sayısı arttıkça genişleyen bir armağan çemberi oluşturacak şekilde organ bağışı yapabileceği bir “bağış havuzu” sistemi kullanılmaktadır. Bu sistemde uyumlu bireyler bilgisayar aracılığıyla eşleştirilir.

Diyelim ki B, böbreğini kocası C’ye vermek istiyor ama uyumsuz oldukları için C’nin böbreği A’dan alması gerekiyor. Karısı böbreği alacağı için B kendi böbreğini E’ye vermek yoluna gidebilir. E’nin kardeşi (D) böbreğini G’ye, G’nin annesi (F) ise H’ye verebilir, vesaire. Armağan çemberini başlatmak için herhangi bir fayda beklentisi olmaksızın böbreğini bir yabancıya bağışlayan tek bir gönüllü organ vericisinin çıkması (yukarıdaki örnekte A) yeterlidir.

Bir Bağışçının Hikayesi

Gönüllü verici olan David Mcdowall şöyle diyor; “Vücudumun birinin işine yarayabilecek yedek parçasını takas ediyordum. Benim açımdan çok rahatsızlık verici değildi ama bir başkasının hayatını kurtarabilirdi.”

David böbreğini taşıyan kişiyle hiç karşılaşmamış ve Birleşik Krallık’taki organ bağışıyla ilgili katı mevzuat nedeniyle asla karşılaşamayacak.  David altmışlarında bir akademisyen ve Orta Doğu konusunda uzman bir tarihçi. “Ameliyat riski çok düşüktü, üstelik risksiz bir hayatın ne anlamı var. Lübnan’da çalışırken ölüme bundan çok daha yakındım.”

David, gazete böyle bir armağan vermenin mümkün olduğuna dair haberi okuduğundan beri böbreklerinden birini bağışlamayı düşünüyormuş. Yıllar önce mide ülseri kanaması nedeniyle ölümle burun buruna geldiğinde kan nakli yapılmasaymış hayatını kaybedecekmiş.  Bir yerde, sisteme borcunu ödemek için uygun bir yol olduğu düşünmüştü.

David şöyle bitiriyor; “Şehrin sokaklarında dolaşırken böbreğimi taşıyan birinin yanından geçebileceğimi hatta hiç haberim olmadan onunla tanışabileceğimi bilmek çok hoş.

Kaynak: İnsan Vücuduna Yolculuk (Gavin Francis,2017)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir