Dilovası Kanser Yapıyor

Dilovası Kanser Yapıyor !

Dilovası kanser vakalarının en yoğun görüldüğü ilçelerden biri. Bu durumun en önemli nedeninin ise çevrede yer alan fabrikalar olduğu düşünülüyor.

Sağlık Bakanlığının 2011-2016 yılları arasında yürüttüğü araştırma, Kocaeli, Kırklareli, Edirne ve Tekirdağ’da artan kanser ve diğer hastalıkların su, gıda ve çevre kirliliğiyle ilgili olduğunu ortaya koydu. Ancak, bu bilgilere Bakanlık aracılığıyla ulaşmak mümkün değil, çünkü sonuçlar açıklanmadı. Araştırmada bulunan, gıda mühendisi Bülent Şık ise sonuçları kamuoyuyla paylaştı. Ancak, Şık için hukuki süreç başladı. Kendisi şu sıralar, 5 ila 12 yıl arasında hapis istemiyle yargılanıyor.

Dilovası kimya, demir çelik gibi ağır sanayi kuruluşlarının toplandığı bir nokta. 48 bin nüfuslu ilçede 6 organize sanayii bölgesi ve 1500’ün üzerinde tesis var. Ayrıca, Dilovası’nda üç tane de hurda metal eritme fabrikası bulunuyor. Bunlar yoğun enerji gerektiren ve havayı oldukça kirleten işletmeler.  İddia edilen ise, bu kurumların geceleri ve hafta sonları baca filtrelerini çalıştırmadığı yönünde. Sanayinin saldığı emisyonlar bu bölgede yoğun hava kirliliğine sebep oluyor. Havadaki ağır metallerse, deniz, toprak ve derelere karışarak gıda ve su kirliliğine yol açıyor. Dil deresi çevresindeki fabrikaların dereye açılan gider kanalları da bulunuyor. Tüm bunlar Dilovası kanser vakalarının fark edilir seviyelere çıkmasına neden oluyor.

Yapılan Araştırmalar Oldukça Sınırlı

Kocaeli Üniversitesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Profesörü Onur Hamzaoğlu tarafından 2011 yılında yapılan araştırma, problemin boyutunu detaylarıyla ortaya koymuştu. Bu araştırmaya göre, Dilovası’nda ölümlerin yüzde 33’ü kanserden. Bunun en büyük nedeni ise çevre kirliliği. Ancak tek hastalık kanser değil, çevre kirliliği, astım gibi solunum yolu hastalıkları ve kalp hastalıklarını da tetikliyor. Yeni doğanlar ise en hassas grup durumunda.

Araştırmada,  annelerin ilk sütünde ve bebeklerin ilk kakasında ağır metal ölçümlerinin, 56 gebe ve 49 bebekten oluşan 105 kişiden alınan örnekler üzerinde testler gerçekleştirildi. Numuneler TÜBİTAK tarafından akredite edilmiş olan Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Laboratuvarında çalışıldı. Bebekler için anne sütünün hayati önem taşıdığı ilk 6 ayda bebekler ortalama 150 litre anne sütü tüketirler. Hava kirliliğinden dolayı bebekler, annelerinden ortalama 51 mg alüminyum ve 6592 mg çinko maddesi alıyorlar. Bunlar oldukça zararlı maddeler.

Araştırmada, havadaki toz miktarının, uzun vadeli değerinin, Avrupa Çevre Ajansı ve ABD Çevre Koruma Ajansı standartlarına göre Dilovası’nda 3.5 kat, olduğu tespit edilmişti. Hamzaoğlu, “Tehlike aşaması geçilmiştir; ‘risk vardır’ demek için elimizdeki bulgular nettir. Bunlar hastalık yapabilecek hale gelmiştir” diye belirtmişti.

Tüm bu çalışmalar, basın kuruluşlarının haberlerine rağmen şu an için bölgede bir yaptırım yada taşınma gözükmüyor. Ancak tek iyi haber, kimi büyük kurumların bu bölgeden taşınacaklarını açıklamalarıydı. Uzun yıllardır Dilovası’nda bulunan Unilever deterjan fabrikası geçtiğimiz yıl bölgeden taşınmıştı. Önümüzde ki yıllarda yapılacak yeni Dilovası kanser ve diğer hastalık çalışmaları sonuçları ortaya koyacaktır, tabii böyle bir çalışma yapılabilirse.

Kaynak: DW, TTB

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir